
Ailedeki Küçük Bir Sır
Eşler birbirini yetiştiremezse…
Eşler birbirine asi olursa…
Eşler birbirini ya da kendilerini bozarsa…
Eşler laf dinlemezse…
Çocuklar yetişmez…
Ayşe evinde çiçek yetiştirmeyi çok severdi. Evinin her köşesinde çiçekleri vardı. Eşi Sinan da çiçekleri bir o kadar sevmezdi. Bu durum zaman zaman küçük pürüzlere neden olurdu aralarında. O gün de pürüz çıkacak olan günlerden biriydi.
Hafta içi yoğun geçen günlerin ardından ancak hafta sonu kahvaltıda bir araya geliyorlardı. Ayşe erkenden kalktı. Döküm tavasını alıp çocukların en sevdiği şeyleri hazırlamaya başladı. Şöyle ekmeği banınca adeta tavadan ayrılmak istemeyen, çektikçe uzayan bir kuymak yaptı. Sadece kuymak yetmiyordu tabii ki; tereyağlı sahanda yumurta, kızarmış peynirler, krepler derken sofra dolmuştu.
Sinan da o sırada bitmemiş bir işiyle uğraşıyordu. Hafta sonuna iş taşıması Ayşe’yi çok geriyordu. Herkes çoktan masaya oturmuştu. Ayşe sessizce kocasını izliyordu.
“Hayatım hadi yemek hazır, şu işini bırak da kahvaltımızı yapalım.”
Kadının sesinde hafif bıkkınlık, iğneleyici bir tonlama ve sinir bozucu bir ifade vardı. Sinan bir anda sesini yükselterek:
“Ya arkadaş alt tarafı bir işi hallediyorum, insanın canını sıkmasan! İş yerinde bir sorun olmuş, acil bakmam gerekiyor. Ama sen hep aynısın zaten, illa bir laf sokacaksın!”
Ayşe bir anda neye uğradığını şaşırdı ama artık onun da sabrı taşmıştı.
“Ben ne dedim ki şimdi! Sofraya gel dedim, her hafta sonu aynı şey... Seni beklerken her şey soğuyor, o kadar uğraşıyorum, yardım etmeni geçtim masaya bile gelemiyorsun...”
Sinan bir anda kucağındaki laptopu koltuğa fırlatıp masaya geçti. Öfkeden kıpkırmızı olmuştu. Eşine dönüp:
“Al geldim, mutlu musun?” dedi.
Adam sanki zorla yemek yedirilircesine ekmekten bir parça kopardı. Kuymağın tam ortasına bandırdı. Tam ağzına götürüyordu ki minik bir sinek gelip ekmeğine yapıştı. Tabii bu, Sinan’ı daha da delirtti.
“Sana kaç defa dedim, şu çiçekleri balkona at diye. Şuraya bak ya, kuymak mı yiyoruz, sinek mi belli değil!” diyerek ekmeği tabağına hafifçe atıp tekrar koltuğa geçti.
Kahvaltı masasında buz gibi bir sessizlik hâkimdi. Çocuklar böyle durumlara alışmış, artık çok da umursamıyorlardı. Onun da sebepleri vardı.
Aslında eşimizle olan ilişkilerimiz, çocuklarımızla olan ilişkilerimizi belirler ve onları şekillendirir.
Çocuklar, anne babalarına bakıp kimi hangi konuda dinleyeceğini ve kimi hangi konuda ikna edeceğini tespit eder.
Büyük çocuk babasının işe daldığını görünce annesine döndü. Annesi duygusallaştığı için tam kıvamındaydı. Bu da demekti ki annesini öpüp birkaç güzel şey söylese isteğini alabilirdi. Yanına gelip sarıldı ve yanağından öptü. Sonra da hamlesini yaptı:
“Anne, kahvaltımı bitirdim. Biraz telefonundan oyun oynayabilir miyim?”
Ayşe şu an iç dünyasıyla kavga ediyordu ve çocuğunun bu isteğiyle uğraşmak ona çok zor geldi. Hiç direnmeden telefonu verdi. Sonra da kalkıp sofrayı toplamaya koyuldu.
O gün çocuğun saatlerce oyun oynadığı, olanları pek de önemsemediği bir gün olacaktı. Kadın kocasına tüm gün trip atıp evdeki işlerini yapacak, adam da işle ilgili problemi halledip hiçbir şey olmamış gibi hayatına dönecekti. Bu artık aile içinde alışılmış bir döngü hâline gelmişti.
Eşlerin birbiriyle olan ilişkileri hem kendi hayatlarını hem de çocuklarının davranışlarını sessizce dizayn ediyordu.
Aile içindeki olumsuzluklar ve yanlış davranışlar, duyarsız, aynı zamanda da fırsat kollayan çocuklar yetişmesine sebep oluyordu. Ama anne ve babanın bunu görebilmesi için önce kendi davranışlarını fark etmeleri gerekiyordu. Kendi ilişkilerini toparladıklarında çocukları da toparlanmaya başlayacaktı. Çünkü çocuklar anne babanın takipçileriydi ve bir çocuk neyi algılarsa onu aktarırdı. Anne baba kendini yetiştirdiğinde çocuklar da onlarla yetişecekti. Ve onların doğru aktarımları çocukların davranışlarına da şekil verecekti.
İşte bu, çok basit ama yazık ki anlaşılmamış bir sırdı…
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (28)
Sabire Onat dedi ki
5 Şubat 2026"Çocuklar, anne babalarına bakıp kimi hangi konuda dinleyeceğini ve kimi hangi konuda ikna edeceğini tespit eder."
Kullanılan anne baba olmak gerçekten çok zor... Ama çözümü de var.Sakina dedi ki
22 Temmuz 2026Gerçekten de biz ebeveynler olarak kendi aramızdaki iletişimi düzeltmeden çocuklardan doğru davranışlar bekliyoruz. Çocuklar her şeyi sünger gibi çekiyor. çok güzel bir yazı olmuş.
Vildan Burci dedi ki
5 Şubat 2026Eşlerin birbirlerine olan davranışları gerçekten çocukları çok etkiliyor. Bunu her yerde görebiliyoruz ama kaleminize sağlık hatırlattınız.
imran dedi ki
5 Şubat 2026evet anlaşılmamış sır.. zor ama imkansız değil bence. sonra bakmışsın yıllar mutsuz geçip gitmiş :(
Ilaha dedi ki
5 Şubat 2026Ne ne niyetle verilirse o niyetle de ona dönüşü olur, en basit konudan tut ilişkiler, hayatı kapsayan herşeyde... İnsan gerçekten verdiklerinin ekmeğini yer
GÖNÜL KILIÇ dedi ki
5 Şubat 2026Bizim davranışlarımız çocuklarımıza yansıyor.
Çocuklarımız bize ne çok şey anlatıyor, kendimizi fark edebilmek dileğiyle...Nükhet dedi ki
5 Şubat 2026Çocuklar gerçekten de anne babalarının takipçileri. Onları modelliyorlar.
Her zaman iyi örnek olabilmek dileğimiz.Nalan Yıldız dedi ki
5 Şubat 2026Çocuklar anne baba kullanım kılavuzu yazabiliyor
Yüzüne bakıp zaafiyetini anlıyor ve ne zaman ne kadar ısrar edeceklerini öyle iyi biliyorlar ki
Hakkaten anne babalar yetişmeden çocuğun yetişebilmesi mümkün değilSKuzeyi dedi ki
16 Şubat 2026Çocuklar sıfır kilometre bize veriliyor. Bu nedenle algıları çok yüksek. Çevresindekileri model alarak öğreniyorlar. Nasıl model olacağımız çok önemli...
Kübra Hüma ATA dedi ki
9 Şubat 2026Çocuklarımıza miras bıraktığımız şeyler davranışlarımız oluyor. Miras bırakmaya değer davranışlar sergileyebilmek ümidiyle...
EmelA dedi ki
15 Şubat 2026Aile kendi içinde bir bütün, bir takım, bir tek olmalı ki birlikte mücadele edebilsinler...
nurdan dedi ki
16 Şubat 2026sanki anne babayı öğrenme kılavuzu ile geliyorlar. hemen fark edip durumu anında fırsata çeviriyorlar. çok dikkatli olmak lazım. hatırlattığınız için teşekkürler
Nükhet Şen dedi ki
16 Nisan 2026Sadece çocuklar değil yetişkinler de algıladıklarını aktarıyorlar. O nedenle de ne algıladığımız çok önemli. Çocuklarımızın ne algıladığına dikkat etmemiz gerekiyor.
Ayşe C. dedi ki
3 Mayıs 2026Çocuklar ana babanın sessiz takipçileri. Çoğu zaman söylediğini değil yaptıklarını modelliyorlar. Çocuk deyip geçeriz halbuki zihinleri temiz bir sayfa gibi boş. Dolayısıyla doğru model olmak çok önemli...
S.O dedi ki
21 Temmuz 2026Çocuklar için evdeki ayna anne babalarıdır… çocuk ailenin yansımasıdır☺️
I. Gul dedi ki
21 Temmuz 2026O bir adım ne kadar önemli.. keşke bilsek...
Şerife Ç. dedi ki
21 Temmuz 2026O zamaaan bir anne babanın evladına yapacağı en büyük iyilik önce kendini toparlayıp iyileştirmesi olacak. Anne babalar toparlanırsa ancak yetiştiren, etrafına da iyi gelen bireyler olmaya başlayacak...✌️
Mine dedi ki
21 Temmuz 2026Çocukların fırsattan istifade istediklerini yaptırmaları 🙃
Zeynep B. dedi ki
21 Temmuz 2026Ben nasılsam çocuğum da benim aynam...
Bir bakıyorsun ki aynı lafları aynı tonla kardeşine söylüyor. Bilmiş diyoruz gülüp geçiyoruz ama işler öyle basit kalmıyor...GÖNÜL KILIÇ dedi ki
21 Temmuz 2026Dolayısıyla Uyum çok kıymetli...
Çiğdem dedi ki
21 Temmuz 2026Ne kadar onemli bir öykü. Biz çocuk yetistirmeye odaklanıyoruz. Oysa kendimizi, ilişkilerimizi toparladığımızda çocuklar zaten güzel yetişiyor
Seda dedi ki
21 Temmuz 2026Çocuk yetiştirmek birey yetiştirmek.. Büyük bir sorumluluk.. İnsan aynı zamanda kendisi de yetişiyor..
ZEHRA NUR dedi ki
21 Temmuz 2026Çocuklar anne babanin ortak kümesi gibi o kadar içinde ki bir hayir bile onlarda 10 farkli hayir.
Bu az zorlasam kabul edecek hayir, bu imkansiz hayir, bu toplulukta istersem olacak hayir gibi...
Biz onlari küçük görürken onlar aslinda ne kadar buyuk geç anliyoruz.Demet D. dedi ki
22 Temmuz 2026Çocuklar denilenden çok yapılanları- gördüklerini sünger gibi çekerler :)
Atiye dedi ki
22 Temmuz 2026Farkında olmadan çocuklarımıza nasıl modelleri oluyoruz çok güzel bir yazı ellerinize sağlık
Emel K. dedi ki
22 Temmuz 2026Çocuk ailenin aynası, doğru ayna olmak gerekir..
ZehraU. dedi ki
29 Temmuz 2026İlişkide ben olmak - biz olmak..
Cansu M. dedi ki
5 Eylül 2026Anne babalar olarak bizdeki eksiklikler, zaafiyetler kovamızdaki delik gibi. Suyu doldurmaya çalışıyoruz bir yerlerden yine azalıyor. O delikleri kapatmadan kovadaki su dolmuyor, insan yetiştiremiyoruz hakikaten. Kaleminize sağlık :)
