Hayat süremiz sınırlı olduğu için, her şeyi deneme-yanılma yoluyla öğrenmemiz mümkün değildir. Yeni bir durumla karşılaştığımızda, zaman kaybetmemek ve hata yapmamak adına, genellikle deneyimli kişilere danışırız. Farkında olmadan yaptığımız bu davranış, aslında deneyim transferidir. Deneyim transferi sayesinde daha az hata yapar, daha emin adımlarla ilerler ve hedeflerimize daha kısa sürede ulaşabiliriz.
“Onlar anlamaz hâlden çünkü derdimden bilmez. Çoktan kırılmış kalpler, anlamazlar hâlinden… Sevdiğimden, bittiğimden, her şeyden
Emre, Ersoy Ailesinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Evleri güzel, imkanları genişti. Dışarıdan bakıldığında imrenilecek
‘İki gönül bir olunca, samanlık seyran olur.’ denir. Şimdilerde işler biraz değişti. Samanlar küçük bir
Odanın parlak kahverengi kapısının altından loş, sarı bir ışık yayılıyordu. İki eli dolu olan Emre,
“Selam, ben Eslem. Dile kolay, evleneli tam 10 yıl oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda ne
İnsan düşünen, irdeleyen ve hayatın içinde anlam arayan bir canlıdır. Elindeki bir şeyi farklı bir
Bazen geride sadece sevdiklerin kalmaz…
Mevzu annelikse akıl da kalır:)
Arkada bırakmayı sevmez anneler:)
Bir yol bulur, önüne alır:)
Aslında bi nefes alıp,
yorgunluğunu atmak ister…
Ama ne yapsın, o da aklının esiri 🙂
Fazla kontrolcülük, insanları hem gerer hem de nefes aldırmaz…
Ve ilginç ki; anneler böyle nefes alınca içi rahat eder 🙂
Sonuçta önemli olan…
Bir annenin içinin rahatlığı ve gözünün arkada kalmamasıdır 🙂 🙂 🙂
Yüksek emek tazyiği, duyguları da yoğunlaştırır 🙂
Çok sever bulursun kendini 🙂
Her yüksek tazyiğin de ani inişleri olur 🙂
Çok bıkar bulursun kendini 🙂
İki zıtlık, evet…
Ama bunların hepsi yoğun emeğin getirdiği yoğun duygu selinden 🙂
Bu devran döner mi, döner 🙂
Çocuk;
hayatta yetiştikçe,
sorumluluk aldıkça,
kendisi için de bir şeyler yapmaya başladıkça…
Anne de buna alan açtıkça 🙂
Emekler dengelendikçe,
sevgi de dengelenir…
Bugün sende hangisi ağır basıyor?
Duygu selinde bugün neredesin? 🌊
Varlığının konforu ile yokluğunun zorluğu arası en açık olandır, “anneye” sahip olmak…
Mutluluğu için konforunu bırakmak…
Hastayken hastalığıyla ilgilenmek…
Yoksullukta, onu hayatta geri bırakmamak…
İlmek ilmek örülen bir bağdır, annelik…
Bazen kızsa da...
En çok seven odur…
Bazen üzse de...
En çok sevinen odur…
Hem de senin için…
Söylesene, insanların kaçı…
Kaç tanesi…
Bir başkasının iyiliğini,
kendi çıkarı olmadan,
bu denli düşünebilir?
Anlaşılması zor değil mi?
İşte, bu sebeple….
“Anne olunca, anlarsın…”
Mesela;
her şey kusursuz olsun beklentisini bırakıyorsun… ✔️
her şeyi tek başına yapma ısrarını bırakıyorsun… ✔️
Bu da;
yerini ne tepki vereceğini bilmediğin hareketlere bırakıyor 🙂
Sabır artıyor…
Sorgulama azalıyor…
Yola böyle devam ediliyor…
Sonuçta;
Aynı pencereden hayata bakmıyorlar 🙂
Ne yapsın;
Çocuğun camı flu 🙂 🙂 🙂
Hem çocuklar hayatı öğrenirken sıkılır, ne yapacaklarını bilemezler bazen 🙂
Annelerin payına da bu tarz hareketlere sabretmek düşer 🙂
Peki… sizin…
Çocuğunuz büyürken, gördüğünüz tepki vermekte zorlandığınız hareketler nelerdi? 😎
Konu annelik ise herkes bir anneden daha anne olabilir 🙂
Ne de olsa söylenecek çok söz ve detay vardır...
Ve söylerken hissedilmez o anki zorluklar...
Ama yaşarken öyle değil 🙂
Yani,
Kınamak için yaşamaya gerek yoktu 🙂
Ama
bir daha kınamamak için yaşamaya gerek vardı 🙂
Ne diyelim, sağlık olsun 🙃
Hem bebeğe, hem anneye
Sonuçta annelik de bir öğrenme yolculuğudur 🙂
#bugün #kınadığın #yarın #hayatın #olmasın 🙂
Anne olmak,
insanı havalı bir Times New Roman’dan
azıcık eğilmiş italik Calibri’ye çevirebilir 🙂
Ama olsun 🙂
Bu zamana kadar...
Anneliğin güzelliğini yaşayanlar,
Öncesinde zorluğunu yaşayanlardı…
Hatta çoğu zamanı italik geçmişti…
Ama geçmişti:)
Yıkılmadıysa tabi… 🙂
Üzülme, şimdi de geçecek:)
Bazı duruşlar geçicidir
ama öğrettikleri kalıcıdır…
Yaşadıklarına,
deneyim gözüyle bakarsan…
Zamanla belini doğrultursun 😊
Yaşadığın sert mevsim geçişleri,
yerini bahara bırakır:)
Tabi… sabredersen…
Sen modunu kaybetmemeye bak😉
Peki, sizin “Anne” modunuz hangisi?
Tüm bunlara rağmen
sadece biraz ilgiyle yetinebilirken…
O “biraz ilgi” bile
çoğu zaman aklımıza geç gelir…
Bu yüzden…
O, tüm samimiyetiyle verir...
Biz ise yetişemeyiz…
Ne söylesek eksik kalır,
ne yapsak az gelir…
Çünkü o…
Almaktan çok,
vermeyi bilen…
O…
#annelergünü
Bu bir...
Fedakarlık öyküsü 🙂
Bir hayat dizayn etmek için,
Emek verme öyküsü...
Bazen fazla kaçsa da
Kendi haklarından bir süreliğine vazgeçme öyküsü...
Bir özveri öyküsü...
Köşeye sıkıştığında,
ruhun daraldığında,
işin düştüğünde
aklına ilk kim gelir?
Zamanı geri sardığında
Hiçbir bağın hemen bugün oluşmadığını görürsün.
Hepsi,
geçmişte atılan küçük adımların
birikimidir.
Peki siz…
Kardeşinizle yaşadığınız hangi anları daha çok hatırlıyorsunuz ?
KARDEŞLİK...
Nasıl olur kardeşlik?
Aynı ailenin üyesi olmakla mı?
Aynı evde büyümekle mi?
Aynı giyinerek mi?
Oysa, güçlü bağlar için güçlü sebepler gerekir...
Bu sebepleri oluşturan ise bazen aynı problemi paylaşabilmek olur...
Bazen de aynı sevince ortak olabilmek...
Her sonuç sebebiyle doğar...
Güçlü bağları oluşturan sebepler ise karşılıklı verilen emeklerdir...
Bir Ağacın dallarının gözünden seyredebildiğinde ..
Güneşin doğuşunu yada batışını..
Bencillikten kurtuluyorsun demektir..
Onların penceresinden aynaya bakamazsan…
Her şey, ancak kızmaya layık, gibi
görünür yüreğine….
Yapılan her iyi davranışın,
sonu iyi olmaz,
bazen de kötü olur…
Ve alışkındır insan;
sonuç olumsuzsa,
ceza vermeye…
Adil olan kişi,
olayın sonucuna değil,
nedenine bakar…
Bu sebeple;
bazı hataların,
cezası yoktur,
tesellisi vardır 🙂
Erkek kardeşin varsa ablalık bir süre işler…
Sonra roller sessizce değişmeye başlar 🙂
Çünkü insan büyüdükçe
yalnızca fiziksel olarak değil,
etki alanı olarak da büyür.
Dün yön verdiğin kişi,
bugün seni zorlayan,
yarın da seni koruyan kişiye dönüşebilir.
O yüzden bazen ilişkiyi
otoriteyle değil,
doğru tepkiyle yürütmek gerekir.
Ufak bir harçlık,
yaptığın bir tatlı,
minik bir öpücük…
basit görünür ama ilişkideki tansiyonu düşürür.
Çünkü yakın ilişkilerde
her şey güçle değil,
yaklaşım biçimiyle de şekillenir.
Ama olsun 🙂
Doğru tepkiler verdiğinde
arkanda seni taşıyabilecek güçte biri büyüyor demektir.🙃
Peki… sizin de küçük erkek kardeşiniz, büyüyünce size abilik yaptı mı? 🙂