Hayat süremiz sınırlı olduğu için, her şeyi deneme-yanılma yoluyla öğrenmemiz mümkün değildir. Yeni bir durumla karşılaştığımızda, zaman kaybetmemek ve hata yapmamak adına, genellikle deneyimli kişilere danışırız. Farkında olmadan yaptığımız bu davranış, aslında deneyim transferidir. Deneyim transferi sayesinde daha az hata yapar, daha emin adımlarla ilerler ve hedeflerimize daha kısa sürede ulaşabiliriz.
Sıcak yaz günleri geride kalmıştı. Kışın habercisi sonbahar yağmurları birbirini takip ediyordu. Yine yağmurlu bir
“Onlar anlamaz hâlden çünkü derdimden bilmez. Çoktan kırılmış kalpler, anlamazlar hâlinden… Sevdiğimden, bittiğimden, her şeyden
Emre, Ersoy Ailesinin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. Evleri güzel, imkanları genişti. Dışarıdan bakıldığında imrenilecek
‘İki gönül bir olunca, samanlık seyran olur.’ denir. Şimdilerde işler biraz değişti. Samanlar küçük bir
Odanın parlak kahverengi kapısının altından loş, sarı bir ışık yayılıyordu. İki eli dolu olan Emre,
“Selam, ben Eslem. Dile kolay, evleneli tam 10 yıl oldu. Bugün geriye dönüp baktığımda ne
Her ilişkinin bir dili var…
kimi konuşarak, kimi bakarak anlaşır 🙂
Eskiden bazı evlerde
kelimeye pek sıra gelmezdi…
Çünkü bakışların arkası doluydu 🙂
Bir şey söylendiyse;
değişmezdi, uzamazdı, tartışmaya açılmazdı.
O yüzden…
bir bakış yetiyordu.
Şimdi?
Kelimeler arttı…
Ama etkisi aynı kalmadı 🙂
Bir cümle kurduğunda...
Üstüne bir cümle daha gelir oldu 🙂
Çünkü aslında mesele konuşmak değildi…
Orijinal içerik : selviyyehurriyet1
Bazı riskler, hayati önem taşır…
Bazı kişilerin iyiliği de hayati öneme dahildir…
Konu evlatsa;
anne olmak, kadın olmaktan ayrışır…
Annelikle birlikte kadına bir güç verilir…
Gücünün yetmediği şeyleri yapar,
korktuğu şeylerden cesaret duyar,
devam etmeyi öğrenir, kadın…
Bu sebeple…
Krallığın geçerli olmadığı tek yer, annnelerdir… 🙂
Annelik 🙂
Bazen bitmek bilmeyen sorulara çaresizce başka cevaplar aramaktır 🙂
İnsan içinde bulunduğu zorlu durumlarda “Gerçekten geçecek mi?” diye düşünür.
Ama zaman geçtikçe...
Zorluklar geçmese de...
Hatta büyüse de...
Çözüm becerisi artar.
Çünkü insan, güçlendikçe ve çözüm için doğru yöntemlerle hareket ettikçe...
Problemi bitmese de...
Çözüm marifeti gelişmeye başlar.
Ondandır ki 🙂
Geçer mi geçmez mi bilinmez ama... 🙂
Güçlendikçe etkisinin azaldığını görürsün 🙂
Eğer seni merak eden annense, bulunduğun mekanın önemi yoktur…
Telefonun olmasa da o telefon açılacak…
Merak eder, kafasında kurar, ne yapacağını bilemez…
Yok yok, çok iyi bilir ne yapacağını… 🙂
Ortalığı ayağa kaldırır…
Yaşın da farketmez…
Bulunduğun mekan da…
Sakladığın telefon da…
Bir anne yavrusuna ulaşamadıysa, bitmiştir 🙂
Konu, annenin rahat etmesiyse,
seni ele vermesinde problem yoktur 🙂
Annenin sana olan merakını…
nerde olursan ol sana ulaşma marifetinden anlarsın.
Kime ya da neye bu kadar meraklıysan…
orada o kadar marifetlisin, farkında mısın?
Annen aradı…
Açmadın... Bir sonraki hamlesi ne olur? 😄
Bazen geride sadece sevdiklerin kalmaz…
Mevzu annelikse akıl da kalır:)
Arkada bırakmayı sevmez anneler:)
Bir yol bulur, önüne alır:)
Aslında bi nefes alıp,
yorgunluğunu atmak ister…
Ama ne yapsın, o da aklının esiri 🙂
Fazla kontrolcülük, insanları hem gerer hem de nefes aldırmaz…
Ve ilginç ki; anneler böyle nefes alınca içi rahat eder 🙂
Sonuçta önemli olan…
Bir annenin içinin rahatlığı ve gözünün arkada kalmamasıdır 🙂 🙂 🙂
Yüksek emek tazyiği, duyguları da yoğunlaştırır 🙂
Çok sever bulursun kendini 🙂
Her yüksek tazyiğin de ani inişleri olur 🙂
Çok bıkar bulursun kendini 🙂
İki zıtlık, evet…
Ama bunların hepsi yoğun emeğin getirdiği yoğun duygu selinden 🙂
Bu devran döner mi, döner 🙂
Çocuk;
hayatta yetiştikçe,
sorumluluk aldıkça,
kendisi için de bir şeyler yapmaya başladıkça…
Anne de buna alan açtıkça 🙂
Emekler dengelendikçe,
sevgi de dengelenir…
Bugün sende hangisi ağır basıyor?
Duygu selinde bugün neredesin? 🌊
Varlığının konforu ile yokluğunun zorluğu arası en açık olandır, “anneye” sahip olmak…
Mutluluğu için konforunu bırakmak…
Hastayken hastalığıyla ilgilenmek…
Yoksullukta, onu hayatta geri bırakmamak…
İlmek ilmek örülen bir bağdır, annelik…
Bazen kızsa da...
En çok seven odur…
Bazen üzse de...
En çok sevinen odur…
Hem de senin için…
Söylesene, insanların kaçı…
Kaç tanesi…
Bir başkasının iyiliğini,
kendi çıkarı olmadan,
bu denli düşünebilir?
Anlaşılması zor değil mi?
İşte, bu sebeple….
“Anne olunca, anlarsın…”
Mesela;
her şey kusursuz olsun beklentisini bırakıyorsun… ✔️
her şeyi tek başına yapma ısrarını bırakıyorsun… ✔️
Bu da;
yerini ne tepki vereceğini bilmediğin hareketlere bırakıyor 🙂
Sabır artıyor…
Sorgulama azalıyor…
Yola böyle devam ediliyor…
Sonuçta;
Aynı pencereden hayata bakmıyorlar 🙂
Ne yapsın;
Çocuğun camı flu 🙂 🙂 🙂
Hem çocuklar hayatı öğrenirken sıkılır, ne yapacaklarını bilemezler bazen 🙂
Annelerin payına da bu tarz hareketlere sabretmek düşer 🙂
Peki… sizin…
Çocuğunuz büyürken, gördüğünüz tepki vermekte zorlandığınız hareketler nelerdi? 😎
Konu annelik ise herkes bir anneden daha anne olabilir 🙂
Ne de olsa söylenecek çok söz ve detay vardır...
Ve söylerken hissedilmez o anki zorluklar...
Ama yaşarken öyle değil 🙂
Yani,
Kınamak için yaşamaya gerek yoktu 🙂
Ama
bir daha kınamamak için yaşamaya gerek vardı 🙂
Ne diyelim, sağlık olsun 🙃
Hem bebeğe, hem anneye
Sonuçta annelik de bir öğrenme yolculuğudur 🙂
#bugün #kınadığın #yarın #hayatın #olmasın 🙂
Anne olmak,
insanı havalı bir Times New Roman’dan
azıcık eğilmiş italik Calibri’ye çevirebilir 🙂
Ama olsun 🙂
Bu zamana kadar...
Anneliğin güzelliğini yaşayanlar,
Öncesinde zorluğunu yaşayanlardı…
Hatta çoğu zamanı italik geçmişti…
Ama geçmişti:)
Yıkılmadıysa tabi… 🙂
Üzülme, şimdi de geçecek:)
Bazı duruşlar geçicidir
ama öğrettikleri kalıcıdır…
Yaşadıklarına,
deneyim gözüyle bakarsan…
Zamanla belini doğrultursun 😊
Yaşadığın sert mevsim geçişleri,
yerini bahara bırakır:)
Tabi… sabredersen…
Sen modunu kaybetmemeye bak😉
Peki, sizin “Anne” modunuz hangisi?
Tüm bunlara rağmen
sadece biraz ilgiyle yetinebilirken…
O “biraz ilgi” bile
çoğu zaman aklımıza geç gelir…
Bu yüzden…
O, tüm samimiyetiyle verir...
Biz ise yetişemeyiz…
Ne söylesek eksik kalır,
ne yapsak az gelir…
Çünkü o…
Almaktan çok,
vermeyi bilen…
O…
#annelergünü
Bu bir...
Fedakarlık öyküsü 🙂
Bir hayat dizayn etmek için,
Emek verme öyküsü...
Bazen fazla kaçsa da
Kendi haklarından bir süreliğine vazgeçme öyküsü...
Bir özveri öyküsü...
Köşeye sıkıştığında,
ruhun daraldığında,
işin düştüğünde
aklına ilk kim gelir?