BİR LOKMANIN HATIRI

BİR LOKMANIN HATIRI

BİR LOKMANIN HATIRI

2 dk okuma

Sonbaharın son yaprakları da toprağa karışmış, ağaçlar kışın sessizliğine hazırlanmıştı. Akşam erkenden çökmüş, evin pencerelerinden sızan sıcak ışıklar sokağı aydınlatmaya başlamıştı.

Esra, pencerenin önünde babasının gelmesini bekliyordu. Mutfaktan yayılan yemek kokusu karnını iyice acıktırmıştı. Tam mutfağa gidip ekmekten bir parça almayı düşündüğü sırada annesinin sesi kulaklarında yankılandı.

"Yemeğini kimseyi beklemeden yeme, kızım."

Annesi bu sözü sık sık söylerdi. Esra ise nedenini bir türlü anlayamazdı.

"Bir lokmayı önce ben yesem ne değişir ki?" diye geçirdi içinden.

Tam o sırada kapının zili çaldı.

Babası içeri girince evin havası değişiverdi. Küçük kardeşi sevinçle boynuna sarıldı. Ablası sofraya son kalan tabakları yerleştirdi. Çok geçmeden herkes aynı sofranın etrafında buluştu.

Yemek boyunca yalnızca kaşık sesleri duyulmadı. Babası iş yerinde yaşadığı komik bir olayı anlattı. Ablası okulda öğrendiği yeni bir bilgiyi paylaştı. Kardeşi tabağındaki son köfteyi Esra'ya uzattı.

"Abla, sen ye."

Esra gülümseyerek başını salladı.

"Yok, sen ye."

Annesi ikisine de bakıp tebessüm etti.

"İşte sofranın bereketi de burada" dedi. “Eskiler boşuna 'Bir lokmanın hatırı vardır.' dememiş. Paylaşılan lokma eksilmez; hem sofranın bereketini hem de sevgiyi çoğaltır."

Kardeşi köfteyi ikiye bölüp yarısını Esra'ya uzattı. İkisi de paylarına düşeni tek lokmada yediler.

Kışın en soğuk günleri geride kalmıştı. Hava artık ısınmaya başlamıştı. Bir gün okulda en yakın arkadaşı Zeynep'le küçük bir tartışma yaşadılar. Konu önemsizdi ama ikisi de kırılmıştı. Gün boyunca birbirlerinden uzak durdular.

Öğle arasında herkes çantasını açtı, Esra sandviçini çıkardı. Tam ilk lokmayı alacaktı ki gözü sınıfın diğer köşesine takıldı. Zeynep tek başına oturuyordu.

Daha birkaç gün önce aynı sırayı, yemeklerini paylaşan iki arkadaş; şimdi birbirini tanımayan iki yabancı gibiydi.

Esra sandviçine baktı.

Sonra Zeynep'e...

O an annesinin sesi kulağında yeniden yankılandı.

"Yemeğini kimseyi beklemeden yeme, kızım."

Ardından aklına sofradaki o akşam geldi.

"Bir lokmanın hatırı vardır..."

Belki de bazen bir lokma yemeği paylaşmak, yalnızca açlığı değil, kırgınlığı da paylaşmaktı. Sandviçini kapattı ve Zeynep'in yanına yürüdü.

"Yanına oturabilir miyim?"

Zeynep başını kaldırdı. Kısa bir sessizliğin ardından;

"Oluuur"

Bir süre sessizce oturdular.

Sonra Esra,

"Sanırım ikimiz de birbirimizi yanlış anladık" dedi.

"Bilmem öyle mi yaptık?" diye karşılık verdi Zeynep.

Esra sandviçini ikiye böldü.

"Birlikte yiyelim mi?"

Zeynep hiç düşünmeden uzanan parçayı bir çırpıda aldı.

O gün paylaştıkları şey yalnızca bir sandviç değildi. Aralarındaki kırgınlık da lokmaların arasına karışıp yavaş yavaş küçüldü.

Esra eve dönerken annesinin sözünü ilk kez yüreğinde hissetti. Demek ki sofralar yalnızca yemek yemek için kurulmuyordu. İnsan aynı sofranın etrafında paylaşmayı, dinlemeyi, gönül almayı ve birlikte olmayı da öğreniyordu.

O akşam aile yine sofranın etrafında toplanmıştı. Babası gülümseyerek Esra'ya döndü.

"Günün nasıl geçti, kızım?"

"Güzel geçti" dedi Esra.

O akşam Esra, hem annesinin önemle vurguladığı sözü anlayabilmişti. Hem de sofralarının sadece yemek yenilen bir yer olmadığını fark etmişti.

Sofra, aile bağlarının güçlendiği, güzel davranışların vurgulandığı ve hayat boyu unutulmayacak değerlerin filizlendiği bir eğitim yuvasıydı.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (15)

  • Nalan Yıldız dedi ki

    8 Ekim 2026

    Aile öyle bir yer ki tabaktaki son lokmayı herkes birbirine bırakır ,kimse dokunmak istemez

  • I. GÜL dedi ki

    8 Ekim 2026

    Demek ki sofrada da olsa insanlar paylaşırken de birleşebiliyorlar... :)

  • Zeynep dedi ki

    8 Ekim 2026

    Akşam sofraları mesela, çok keyiflidir, telaşı olmaz insanın, günün kritiğini yapar, yaparken hayatı öğrenir...

  • Deniz dedi ki

    8 Ekim 2026

    Çok güzel, sıcacık bir yazı. Hayatı paylaşmak çok kıymetli. Emeğinize sağlık.

  • elif dedi ki

    8 Ekim 2026

    Günümüz dünyasında kaybedilen değerlerin ne kadar da kıymetli olduğunu hatırlamak artık çok önemli hele ki küçük yaşlarda çünkü artık onlar çok daha acımazsız olabilliyorlar birbirlerine karşı.

  • Meryem Masri dedi ki

    8 Ekim 2026

    Herkesin işlerinin yoğunlaştığı dönemde bile sofralar aileyi birleştiriyor. Keyifleri acıları paylaşabilmek ne güzel🌱

  • Nükhet Şen dedi ki

    8 Ekim 2026

    Her oturduğumuz sofrada, lokmalarımızı paylaşıp, sevgimizi çoğaltmak nasip olsun

  • Nurdan Şahin dedi ki

    8 Ekim 2026

    Baba gelince başlanan o akşam yemekleri ve hep birlikte o masada toplanmanın zevki gibisi hiç bir yerde yok.

  • SKuzeyi dedi ki

    8 Ekim 2026

    Sofra birlikte olmaın sembolü..iliskilerinin kuvvetlendirdigi bir yer..
    O nedenle de cok cok kıymetli.

  • Emel K. dedi ki

    8 Ekim 2026

    İnsan paylaştıkça güzel şeyleri çoğaltır..

  • ZEHRA NUR Zengin dedi ki

    8 Ekim 2026

    Artik o kadar az ki ayni sofrada oturan aileler, lokmalarini yerken konusup gülüşen insanlar geçmişte bunun tadini bilenler oluyor...
    O zaman yakin gelecekte özlem duyulan, sicak bir ani gibi anlatilacak olan bir konu...

  • Elif Cilem Şahintaş dedi ki

    8 Ekim 2026

    Sofra, aile bağlarının güçlendiği, güzel davranışların vurgulandığı ve hayat boyu unutulmayacak değerlerin filizlendiği bir eğitim yuvası.
    O yüzden ailelerin bir arada yemek yiyor olması çok değerli.

  • GÖNÜL KILIÇ dedi ki

    8 Ekim 2026

    Deneyimler paylaşılır istişareler yapılır... Çok kıymetlidir ailenin toplandığı sofralar...

  • VB dedi ki

    8 Ekim 2026

    Gülümseten bir yazı, kaleminize sağlık

  • S.O dedi ki

    9 Ekim 2026

    Bazı şeyler paylaştıkça çoğalır 🥰

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.