
Biz, 'Biz' Olduk Mu?
Evleri, boğazın hafif rüzgârıyla insanı mest eden tarihi bir semtteydi. Sabahları küçük ama sıcacık yuvasından çıkıp okul yolunda ilerlerken martıları izlerdi Fadime. İnsanların koşuşturmacalarını, şehrin yoğunluğu ve gürültüsünü severdi. Onun için denizin iyotlu kokusuna karışan, sıcak simit kokusundan daha güzel bir koku yoktu. Bu aralar omuzlarına yüklenen üniversite sınavının ağırlığını ancak o koku hafifletebilirdi.
Fadime yine böyle, hafif esintili bir günün sabahında yatağından fırladı. "Eyvah! Geç kaldım" diye söylendi kendi kendine. Sanki kapının arkasında bu sesi bekliyormuş gibi kardeşi de odaya dalıp ablasına sarıldı.
Beren, ablasına çok düşkün, güleç yüzlü bir kızdı. Onun hayranlığı öyle fazlaydı ki, her şeyi ile ona benzemeye çalışıyordu. Onun gibi olabilmek için ödevlerini günü gününe yapıyordu. Ev işlerinde annesine kendince destek olmaya çalışıyordu. Tabii bunları yaparken bazen ablasını sorularıyla sıkboğaz ederdi. Fadime kardeşine ara sıra kızsa da kıyamaz, sabırla ona cevap vermeye çalışırdı.
Bu yıl ikisi de zorlanıyordu. Beren henüz üçüncü sınıftaydı ve yeni derslerine alışmaya çalışıyordu. Fadime ise gireceği sınavda iyi bir derece yapabilmek için hayatındaki pek çok keyifli şeyi bir süreliğine kenara bırakmıştı.
Deneme sınavını bitirir bitirmez hemen yanıtlarını kontrol etmişti Fadime. Sınavda daha önce yapamadığı kadar soru çözmüştü. Üstelik sadece iki yanlışı vardı. O kadar sevinçliydi ki, "oluyor galiba" dedi kendi kendine. Ailesiyle mutluluğunu paylaşmak için sabırsızlanıyordu. Doğruca eve gitmek için yola koyuldu. O sevinçle eve geldiğinde kardeşi beklenmedik şekilde ağlıyorken gördü.
"Öğretmen çok zor bir ödev verdi. Asla yapamayacağım!"
Fadime kardeşine baktı. Onun yaşadığı telaş, kaygı o kadar tanıdıktı ki. Benzer duyguları kaç kere yaşamıştı. Sessizce yanına oturdu, elini kardeşinin omzuna attı. Kendi sevincini bir kenara bırakıp onu teselli etmeye çalıştı.
"Birlikte hallederiz, üzülme ablacım. Şimdi elini yüzünü yıka, akşam bakarız tamam mı?"
Akşam yemekte Beren;
"Bugün öğretmen soy ağacı panosu yapmamızı istedi ama ben hiçbir şey anlamadım" dedi gözleri yine dolarak.
Ardından Fadime girdi söze:
"Konuştuk ya bunu, birlikte yaparız, ben biliyorum nasıl yapacağını."
Konuşmalarını dinleyen anneleri de lafa girdi.
"Çözümsüz soru olmaz. Hadi yemeğini bitir hemen, bakalım şu ödeve."
Yemekten sonra çay demini alana kadar babaları pastaneye gidip gelmişti. Kızlarına en sevdikleri tatlıyı almıştı. Beren'in ödevi bittikten sonra hep beraber yiyeceklerdi keyifle. Büyük masa bu sefer ders çalışmak için hazırlandı. Herkes masanın etrafına oturmuştu. Beren'in panosu için sırayla fikirlerini söylediler. Soy ağacına konacak aile büyüklerinden bahsedildi. Ufak tatlı tartışmalar yaşandı. Biraz eğlence biraz ciddiyetle ortaya iyi bir iş çıkmıştı. Evin küçük kızının gözlerindeki pırıltı geri gelmişti.
Kimse Beren'in yaşlı gözlerine alışık olmadığı için Fadime'ye gününü soran olmamıştı.
Annesi, "Fadime kızım senin günün nasıldı? Bugün sınavın yok muydu senin?"
"Evet anne, bugün en yüksek netimi çıkardım" dedi hafif mahçup.
"Aaa! Neden daha önce söylemedin?" diyecek oldu annesi sonra vazgeçti.
Fadime her zaman duyarlı bir çocuk olmuştu, ama bu kadarını beklemiyordu. Annesi de babası da gurur duydular kızları ile.
Ailede herkes aynı anda mutlu olacak diye bir şart yoktu.
O akşam Beren'in yalnız olmadığını anlaması en büyük kazanımdı aile için. Bu hayatta yalnız değildi. Karşılaştığı sorunları çözerken ona destek olan ailesi vardı. Onlar birlikte olunca her zorluğun altından kalkarlardı.
Bir gün gelecek onun mutlu gününde ablasının, annesinin veya babasının zor bir günü olacaktı. O zaman da o mutluluğunu bir kenara bırakıp, diğerinin derdine ortak olacaktı.
Aile, bireysellikten çıkılıp, diğerinin derdine de mutluluğuna da ortak olabilmek demekti.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (39)
GÖNÜL KILIÇ dedi ki
20 Mart 2026Aile olabilmek sağlam köklü ağaca benzer. Rüzgârda fırtınada dayanıklıdırlar.
Ailesiz bireysellik köksüz ağaç gibidir. Kökü olmayan ağaçlar ise en ufak bir esintide devrilir.ATİYE URUN dedi ki
23 Mart 2026Tam da aile budur dedirten bir yazı olmuş beni çocukluğuma götürdü. Kaleminize sağlık.
SKuzeyi dedi ki
23 Mart 2026Birlesşmenin kıymetini anladık...
Demet K. dedi ki
27 Mart 2026Ortak problemlere ortak çözümlerin üretildiği yerdir aile...
ZEHRA NUR dedi ki
2 Nisan 2026Bir çok aile de artik büyüklerde böyle bağlar yok... Ne güzel anlatilmiş, elinize sağlik.
Ayşe B dedi ki
27 Mart 2026Aile olunca ben demeyi bir kenara bırakıp biz demeye baslıyor insan ya da aile olabilmeek için bu gerekiyor.
qkhn dedi ki
30 Mart 2026Aile içinde dayanışma ve empatiyi anlatır. Fadime, kendi başarısını bir kenara bırakarak zorlanan kardeşine destek olur. Aile birlikte hareket ederek sorunları çözer. Böylece, gerçek mutluluğun paylaşmak ve birbirine destek olmakla mümkün olduğu vurgulanırı anlatan bir yazı olmuş.
B.I. dedi ki
30 Mart 2026Herkesin acıda da tatlıda da ne kadar payı olması gerektiğini bilmek orayı aile yapıyor.
SinemK dedi ki
31 Mart 2026Aile olmanın, bireysellikten çıkıp ortak bir duyguya dönüşmek olduğunu çok güzel hissettirmişsiniz.
İnsan paylaşmaya başladıkça “ben” azalıyor, “biz” çoğalıyor. 🌼Ilaha dedi ki
1 Nisan 2026Aile olabilmek- İnsanın kıymetlisine sahip çıktığı, mutluluğu ile mutlu olduğu, derdi ile dertlendiği, dertlerini paylaşabildiği kıymetli ortam...
Elif Şahintaş dedi ki
2 Nisan 2026Aile üzerine sayısız tanımlamalar var. En gerçekçi tanımlama diyebilirim.
Aile, bireysellikten çıkılıp, diğerinin derdine de mutluluğuna da ortak olabilmektir.
Zeynep B. dedi ki
2 Nisan 2026Bencillikten uzak, halden anlayan evlatlar yetiştirebilmek şu an tek umudum. Yoksa nasıl aile olacağız...
Sabire Onat dedi ki
2 Nisan 2026Ortak duygulara sahip olmak aile bağlarını güçlendiriyor. Birinin güldüğü ağladığı yerde tam zıttı duygular hissetmemek kıymetli olan... Aile içi uyum bu olsa gerek.
imran dedi ki
2 Nisan 2026aksi insana gerçekten acı veriyor. sen üzgünsün, tek başına odanda çaresizce düşünüyorsun. yan odadan kahkahalar yükseliyor :(
Nurdan Şahin dedi ki
2 Nisan 2026Hayatta ki zorluklar ne olursa olsun. Ailenin çözmesi ne kadar güzel. Anımsattığınız için teşekkürler :)
Emel Aslan dedi ki
2 Nisan 2026Birlikten güç doğar, insan kendini yalnız hissetmediğinde daha sağlam ilerler ve bunun da ilk sağlandığı yer ailedir... :)
Seda dedi ki
2 Nisan 2026Aile kavramı unutulan bu günlerde ne güzel bir hatırlatma..
Deniz dedi ki
2 Nisan 2026Ailede nasıl takım olabileceğimizi, bir olmayı bize çok güzel anlatıyor yazı. Elinize sağlık:)
Fatma Kuşak dedi ki
2 Nisan 2026Aile olmak sadece imkanları paylaşmak değil; yaşantıyı her şart ve koşulda paylaşmaktır...
Tuğba dedi ki
2 Nisan 2026aile bireylerinin birbirinden haberdar olması böylesi teknoloji çağında o kadar kıymetli ki... aile insanı güvende hissettiren en güzel alana dönüşüyor sanki bu sayede :)
Mine dedi ki
2 Nisan 2026Yazı çok yakın zamanda atlatılan tanıdık süreçleri hatırlattı... 🙃
Ailede uyum nedir, nasıl yapılır 💕
Çok güzel bir yazı emeğinize sağlık 🌱Tuğba dedi ki
2 Nisan 2026aile bireylerinin birbirinden haberdar olması böylesi teknoloji çağında o kadar kıymetli ki... aile insanı güvende hissettiren en güzel alana dönüşüyor sanki bu sayede.
GÖNÜL KILIÇ dedi ki
2 Nisan 2026Aile toplumun en değerli parçası...
Meryem Masri dedi ki
2 Nisan 2026Beraber üzülmek beraber sevinmek için aile isteriz aslında güzel bir örnekle yeniden hatırlatma gibi oldu
Merve dedi ki
2 Nisan 2026Sadece yazıyla değil görselleriylede imrenilesi bir aile olmuş…
Emeklerinize sağlık…Zeynep Kaya dedi ki
2 Nisan 2026Ne hoş bir tablo… İnsan bir yerlerde ben demekten çıktığında; hem başkasıyla beraber üzülebilir hem başkasıyla beraber sevinebilir hale geliyor… Bu dönem ne kadar da eksikliğini yaşadığımız bir tablo..
Kübra Hüma ATA dedi ki
2 Nisan 2026Aile, bireysellikten çıkılıp, diğerinin derdine de mutluluğuna da ortak olabilmek demekti. Aileyi ne kadar güzel tanımlıyor. “Aile, ‘ben’ demeyi bırakıp ‘biz’ olabilmektir.”
Ayşe Candan dedi ki
2 Nisan 2026Günümüzde ailelerin en çok ihtiyacı olan bir konu iyi günde, kötü günde herkes kendi derdine düşmüşken "biz"olabilmek... Ne güzel ifade edilmiş🌸
Ayşe B dedi ki
2 Nisan 2026insanın ailesi zorlandığı zamanlarda desteklemesi, birlik olup sorun paylaşınca nekadar önemli, çok keyifli bir yazı teşekkürler.
Şerife Ç. dedi ki
2 Nisan 2026Zor gibi görünen şeyler tek başına olunca değilde bir olunca kolaylaşıyor demek...Teşekkürler☺️
Nalan Yıldız dedi ki
2 Nisan 2026Onlar üzüldüğünde Seninde üzülmen, dertlerini dert edinmen aile olduğunun delilidir
Emel K. dedi ki
2 Nisan 2026Aile olduğunda insanın acıları küçülüyor, mutlulukları büyüyor ☺️
Aysegul K. dedi ki
2 Nisan 2026Aile dediğin böyle olmalı. Üzüntüde ve sevinçte ortak olmak, birbirine destek olmak.
Gülistan Yılmaz dedi ki
2 Nisan 2026Gerçek aile aileyiz demek değil onu bir bütünüyle yaşamak, her zerresiyle yaşatmak.
Ayşe Candan dedi ki
2 Nisan 2026Günümüzde ailelerin en çok ihtiyacı olan bir konu iyi günde, kötü günde herkes kendi derdine düşmüşken "biz"olabilmek... Ne güzel ifade edilmiş🌸
Serpil urun ulcay dedi ki
10 Nisan 2026Önce ben olmak,faydalı hale gelmek sonra biz olmak duygusu işte gerçek aile tanımı bu olmalı,değişmeyen her zaman her koşulda da yan yana olmak duygusu,harika bir anlatım harika yazı emeğinize kaleminize sağlık
Gülistan Yılmaz dedi ki
2 Nisan 2026Gerçek aile aileyiz demek değil onu bir bütünüyle yaşamak , her zerresiyle yaşatmaktır aile dediğin.
GÖNÜL KILIÇ dedi ki
3 Nisan 2026Otorite hayatın her alanında doğru kişide olması çok önemli...
Peki otorite nasıl sağlanır?Dengeli huzurlu ve mutlu aileler olabilmek dileğiyle 💐
Gamze dedi ki
11 Nisan 2026Herşey ailede başlar. Birleşmenin önemini anladığında ilişkilerinde de birleşen olup ortak çözümler üretebilir hale geliriz. Birleşen kazanır.
Tamda ihtiyacımız olan çok güzel bir yazı olmuş.
