
İYİLİKLE ANILMAK
Müzeyyen Hanım, yirmi beş yıldır oturduğu mahallesinden bugün taşınıyordu. Tuhaf bir duyguydu bu onun için. Eşyalarına, evine, alışkanlıklarına çok bağlı biri değildi Müzeyyen Hanım. Anne babasından da bunu görmüştü.
“Hayatta her şey gelir geçer kızım. Önemli olan insanın iyilikleri ile anılmasıdır.” derdi babası.
Mal, mülk, ev, mahalle bunlar önemli değildi ama çocukları önemli idi. O telaşın içinde iki çocuğuna dalmış bakarken buldu kendini.
Ahmet tıpkı babası gibi iş yapmaktan yüksünmüyordu. Ayşe de tıpkı kendi gibi bir işi yaparken üstünkörü yapmıyordu.
“Ne kadar da büyüdüler ne kadar da bize benziyorlar.” dedi içinden.
Karı koca yıllardır çocukları kendilerinin iyi yanlarını alsınlar diye uğraşmışlardı. Bir de tabii her ailenin bir rengi vardı. O rengi de her çocuk mutlaka taşırdı. Her insan dünyaya tertemiz gelir ama zamanla nasıl da farklılaşır. Giderek yetiştiği ailenin, çevrenin, kültürün, ülkenin izlerini taşır. Yeni doğmuş bir bebek, nasıl da tertemizdi. Evlatlarının temiz kalmasını her anne baba isterdi.
Yeni doğmuş bir tay da kuzu da enik de doğduğu coğrafyanın izlerini taşımıyor mu? Daha doğrusu her biri yaşadığı şartlara uyumlu değil mi?
Aynı cins hayvanlar bile farklı sahiplerin elinde tamamen farklı amaçlarla yetiştirilebilirler. Onları eğiten kişinin terbiyesini alırlar.
Sevgiyle büyütülen bir köpek insana güvenmeyi öğrenirken, dövüşmek için eğitilen köpek en küçük harekette saldırganlaşabilir.
Her hayvan kendi meyli doğrultusunda en az hata ile yaşamını sürdürür. İnsanoğlu ise, zamanla bozulup çok daha büyük hatalar yapabilir. Üstelik hayvanın davranışı birkaç kişiyi etkilerken, insan çok daha fazla kişiyi etkileyebilir.Dolayısıyla insanı yetiştirmek ve onu anlamak son derece önemlidir. Bu önemli görev de anne babalara düşer.
Anne ve baba sadece çocuk yetiştirmez; geleceğin öğretmenini, doktorunu, işçisini, yöneticisini, komşusunu ve ebeveynini de yetiştirir.
İyi insan nesiller boyunca, iyiliğin yayılmasını sağlayabilir. Bunu da ilk gördüğü yer kişinin ailesidir. Her çocuk bir aileye doğar. O ailenin boyası ile boyanır. Düşünceleri, inançları, değer yargıları ve hayata bakışı içinde büyüdüğü aileyle şekillenir. Ailesinde gördüğü her iyi davranış, kendisine kattığı her marifet, her ahlaki değer onun geleceğinde bir yer bulur.
Müzeyyen Hanım da çocuklarının “iyi” birer insan olmasını istemiştir hep. Çevrelerine fayda veren ve aynı zamanda da gittikleri yere keyif götüren çocuklar...
Eşi de, kendi de gerçekten iyi insanlardı ve çevresine iyiliği de yayarlardı. Kimi zaman bir yetimin elinden tutarak, kimi zaman küsleri barıştırarak, kimi zaman insanın daha faydalı nasıl olacağını etrafındakilere öğreterek...
Bunun önemini bildikleri için de çocuklarının “iyi” olmalarını ve iyiliği yaymalarını çok önemsemişlerdi. Onların kaşı gözü bize benzesin değil ama hayata karşı duruşları benzesin istemişlerdi.
Çocukları da onları bu konuda üzmemişti. İkisi de anne babasının öğrettiklerini öğrenmişti. Onlara kim baksa davranışlarından annesinin Müzeyyen Hanım, babalarının Şefik Bey olduğunu anlayabilirdi.
Evet her çocuk ailesinin izlerini taşır. Her çocuk anne babasına benzer. Ama mesele iyi olanı, iyi davranışları almak ve yaptığımız iyiliklerle anılmaktı.
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (20)
I. Gul dedi ki
3 Eylül 2026Iyilik güzel kokusunu etrafa yayan bir çiçek gibi değil midir? :)
S.O dedi ki
3 Eylül 2026Geride bir iz bırakmak ve iyi olanlardan anılmak, insan başka ne ister ki…
Çiğdem dedi ki
3 Eylül 2026Biz, çocuk yetiştirmek derken çocuklara bakıyoruz. Oysa kendimizi yetiştirsek, meyvemizde tutunduğu dalın izlerini taşıyacak zaten.
Nükhet Şen dedi ki
3 Eylül 2026Ne güzel bir öğüt. "İyi olarak, yaptığı iyiliklerle anılabilir olmak".
Çiğdem dedi ki
3 Eylül 2026Biz, çocuk yetiştirmek derken çocuklara bakıyoruz. Oysa kendimizi yetiştirsek, meyvemizde tutunduğu dalın izlerini taşıyacak zaten.
Nalan Yıldız dedi ki
3 Eylül 2026Çocuklar anne babanın bir uzvu gibi büyüyünce ortak hedefi amacı anlar oluyorlar
Arzu dedi ki
3 Eylül 2026Mesele çocuk büyütmek değil, çocuk yetiştirmek gerçekten, kaleminize sağlık
Elif Cilem Şahintaş dedi ki
3 Eylül 2026Önemli olan insanın iyilikleri ile anılmasıdır.
Ne kadar gerçek bir yazı.Zeynep B. dedi ki
3 Eylül 2026"Evet her çocuk ailesinin izlerini taşır. Her çocuk anne babasına benzer. Ama mesele iyi olanı, iyi davranışları almak ve yaptığımız iyiliklerle anılmaktı."
Ne güzel bir amaç...
GÖNÜL KILIÇ dedi ki
3 Eylül 2026İyilik bulaşıcıdır 🍀
ZEHRA NUR Zengin dedi ki
3 Eylül 2026Anne baba varken kiymeti bilinmeyen ama yoklugu da bir turlu dolmayanlar... İyi anne baba olmak gelecege ekilen iyilik tohumu gibi...
Zeynep Kaya dedi ki
3 Eylül 20262 çocuk annesi olarak bunları tekrar hatırlamak çok iyi geldi…
Emel A dedi ki
3 Eylül 2026Sen iyi isen seni algılayanlara da iyiliği aktarırsın
ve yetiştirdiğin herkes iyileşir kendine göre
ve böylece iyilik çoğalır, iyiler çoğalır...SKuzeyi dedi ki
3 Eylül 2026Hayatımızda iyiliklere odaklanıp iyilikleri görelim.
VB dedi ki
3 Eylül 2026İyi insan yetiştirmek, tüm anne babalara nasip olsun kaleminize sağlık
Elif dedi ki
3 Eylül 2026Bir ebeveynin miras bırakacağı en güzel şey "iyilik"...
Deniz dedi ki
3 Eylül 2026İyi izler bırakan ailelerden olabilsek… Çok güzel bir yazı. Emeğinize sağlık.
Eda Arı dedi ki
10 Eylül 2026Çocuklarımıza bırakacağımız en iyi miras bu aslında. Onları iyi insan olarak yetiştirmek...
Emine K. dedi ki
11 Eylül 2026Hayatın içinden ve en ihtiyaç duyulan bir yazı olmuş. Verilen mesajları alabilelim 🌸
Ayşe B. dedi ki
11 Eylül 2026İnsanlar çocuklarını yetiştirirken kendilerini de yetiştirirler. Dolayısıyla onlardaki iyi özelliklerin bizde de bir karşılığı var.
