Payımı Alırım

Payımı Alırım

Payımı Alırım

4 dk okuma

Perdenin aralığından içerideki manzara resmi çok net görünüyordu. Salon duvarını renklendiren bu resim, babasının yaptığı yağlı boya tabloydu. Ağaçların içindeki o beyaz ev ve küçük ahır, her yaz gittikleri dedesiyle babaannesinin eviydi. O yüzden o resim evin içine çok güzel bir sıcaklık ve samimiyet katıyordu. 

Alttan ikinci zile bastı Yunus. Annesi kapıyı açtığında yüzüne lahana dolmasının kokusu vurdu. Okullar ara tatile girdiği için annesi hepsinin en sevdiği şeyi pişirmişti. 

“Oğlum baban dükkânda, yemeğini ye babana da yemek götür. Akşam dükkâna mal gelecekmiş geç çıkacağım dedi baban.”

Babası belki resme olan yatkınlığı kullanacağı bir meslek seçememişti. Onun renklerle olan ilişkisi ve iletişimi; onu çarşının en güzel kumaşlarını satan manifaturacısı yapmıştı.

Evleri dükkâna çok yakın sayılırdı. Ev ile tramvay arasında dört durak vardı. Yunus dükkâna gitmeyi pek sevmezdi. Yine de her hafta sonu mutlaka babasına yardım ederdi. 

Dükkâna vardığında ikindi vakti olmuştu. Girince babasını tezgahın arkasında otururken gördü. Dükkanda oturmak, babasının pek tarzı değildi.  Onu hep hareket halinde görürdü Yunus. 

“Baba! Annem sana dolma gönderdi”

“Hoş geldin oğlum! Koy şuraya birazdan yerim. Bugün çok sakin bir gün. Akşam da mal gelmeyecek, siparişi iptal ettim. Baksana hiç müşteri yok. Piyasa hiç bu kadar durgun olmamıştı.” 

O gün dükkâna kimse girmemişti. Bunda havanın çok soğuk olmasının da etkisi büyüktü ama babası iyi bir esnaftı, böyle zamanlarda ne yapacağını bilirdi. Önce dükkânı bir güzel temizlerdi. Sonra baktı ki gelen giden hala yok ve harekete ihtiyaç var. Hemen çarşıyı hareketlendirmek için ikinci yolu denerdi. İçerdeki kumaşlardan güzel olanlardan bir kısmını seçerdi. Parça kumaş olarak dükkânın önüne koyar, kumaşların fiyatını da indirirdi. 

Onu tanıyanlar, “Eşref Abi dükkânın önüne parça kumaş çıkarmış ve indirim yapmış” diye bir anda kumaşları almaya başlarlardı. Çünkü o fiyata o kalitede kumaş bulmaları mümkün değildi. Böylece çarşı hareketlenirdi, herkes bu bereketten payını alırdı. 

Dükkândaki bu soğuk ve durgun hava fark edilmeyecek gibi değildi. Yunus büyümüştü artık. Lise sonda okuyordu ve ailede olup bitenlerin farkındaydı. Amcası iflas etmişti ve babası ona destek olmak zorundaydı. 

Amcası, Kapalıçarşı da kumaş satıyordu. İki yıl önce bilmediği bir sektöre girmiş ve elinde avucunda ne varsa oraya yatırmıştı. Şimdi de piyasaya yüklü miktarda borcu vardı. Babası bu duruma kayıtsız kalamazdı, ağabeyi en yakınıydı. O nedenle, abisinin borcunu ödemese de, evinin mutfak masraflarını o karşılıyordu. 

Amcası dükkânın zararıyla uğraşırken, yengesi ve kuzenleri ise yaşantılarında hiç bir değişiklik yapmamıştı. Yengesi en son yeni koltuk takımı istiyordu. Çocuklar bilgisayar oyunu almak için babalarını sıkıştırıyordu.

Babası tüm bunlardan sebep bu kadar durgun olmalıydı. Yunus hiç sesini çıkartmadı, sadece onun yanında oturdu. 

O akşam tüm aile yine akşam yemeğinde bir araya geldiler.  Yunus’un bir küçüğü Yaren değişik yemekler denemeyi çok severdi. Bu sefer dolmanın yanına börek yapmıştı. Küçük olan kardeşi kaşıkları getirmiş, ortanca ise tabakları… Her zaman salata işi Yunus’taydı.  Sofraya hep beraber oturdular.

Yemek bitince, babası üzgün ve samimi bir ses tonuyla:  

“İşlerimiz iyiye gitmiyor, harcamalarımıza dikkat etmemiz ve arabamızı satmamız lazım.”

Konuşurken nasıl da zorlanmıştı. Evine sevgiyle para getirmiş, evlatlarını hep ikramlamıştı. Çevresinde cömertliğiyle biliniyordu; para onun için hep bir araç olmuştu. Çok darboğazdan geçmişlerdi ama hiç bu kadar sıkışmamışlardı. Kalabalık bir aileydiler artık ve üstünde çok yük vardı. İnsanın parası azalırdı, çoğalırdı da...  Asıl onu üzen, ailesinin konforunun bozulmasıydı. 

Kısa bir sessizlikten sonra evin annesinin canlı ve tebessümlü sesi odadaki ağır havayı dağıttı. 

“Evet, çocuklar, kemerleri sıkma zamanı geldi de geçiyor. Okula yürüyerek ve otobüsle gitmek hiç fena olmaz.  Ben de size eşlik ederken zayıflamış olurum.” 

Yasemin mutlu bir sesle:

“Zaten servisteki müzikler pek kötüydü anne, otobüsle gitmek fena fikir değil.” 

Yaren:

“Okulun yemekleri de oldukça kötü, bence evden daha sağlıklı yemek götürebilirim.”

Yıldız:

“Bende yaptığım bileklikleri satar, ailemize katkı sağlamış olurum.”

Yunus: “Senin lezzetli reçellerini insanların tatma zamanı geldi sanki anne, ne dersin? Bu iş senin reçelleri yapmana ve benim bir kaç kahvaltı mekânına gitmeme bakar. Sonra ev yapımı reçelde bir dünya markası oluruz.“

Ayten hanım:

“Bak sen akıllı pazarlama müdürlerine!” 

Babasının yüzündeki tebessüm ve gururu annesi fark etmişti. Ona göz kırptı ve ekledi: 

“Ev ekonomisi bakanı olarak bana güvenebilirsin hayatım!”

Öyle ya, aile olmak bunu gerektirmez miydi?

Birinin sıkıntısı olduğunda,  herkesin bundan payını alması değil miydi? 

Herkesin eşit etkilenmesi değil ama herkesin bir miktar etkilenmesiydi.

Çünkü aile olmak, takım olmak demektir. Takım olmak, aynı hedef için birlikte hareket etmektir. Böyle olmayınca aynı evi paylaşan insanlar olmaktan öteye gidemeyiz.

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (24)

  • Sabire Onat dedi ki

    5 Şubat 2026

    Aile olmak tüm aile bireylerinin sürece dahil olmasıyla olur.

  • Ilaha dedi ki

    5 Şubat 2026

    Destekleyici bir aileye sahip olmak paha biçilemez.. :)

  • Nükhet dedi ki

    5 Şubat 2026

    Aile hepimizin çok önemli dediği ve hiç detayını düşünmediğimiz bir kavram değil mi?
    Mesela ailede herkesin küçük büyük sorumluluk alması gerektiği “modern zamanın” hiç üstünde önemini anlayamadığı bir gerçek.

  • Nalan Yıldız dedi ki

    5 Şubat 2026

    Eşler birbiri ile iyi bir takım olduğunda aile daha sımsıkı oluyor ebeveynlerin tutarlı davranışları çocuklara da olumlu yansıyor

  • GÖNÜL KILIÇ dedi ki

    5 Şubat 2026

    Aynı hedef için birlikte hareket etmek onları daha da güçlü yaptı.
    Meğer "Çocuklar duymasın" değilmiş, Onlara da pay vermekmiş...

  • Elif Şahintaş dedi ki

    7 Şubat 2026

    Aile olmak takım olmak ne kadar güzel bir ifade. Teşekkürler

  • nurdan dedi ki

    9 Şubat 2026

    çok güzel bir aile sıcaklığı. hep birlikte bir takım olarak hareket etme hatta diğer kardeşin zıddına.

    asıl önemlisi ise iş yerindeki durgunluğa yine işinden kendi kumaşlarından çözüm üretmesi diğerlerine de destek olması. sıcacık bir AİLE

  • EmelA dedi ki

    15 Şubat 2026

    Aile, ortak bir amaç ve hedefte birleşince aile olur...

  • SKuzeyi dedi ki

    16 Şubat 2026

    Aynı hedefe yürümek ne kadar kıymetli. Yoksa insanlar dağılıp parçalanıyor. Bu ailede böyle olduğu gibi işyerinde diğer topluluklarda da aynı oluyor.

  • Elif dedi ki

    27 Şubat 2026

    Aman çocukların haberi olmasın, sürecinde ebeveynler zor durumda kalırken, çocuklar ise hiçbir şey yok gibi yaşayabiliyor. Aile, beraber neşelenip, beraber üzüldüğün bir yer olmalı…

    Herkes problemden kendi sorumluluğu ölçüsünde pay alınca, neşe geliyor 🥰

  • Nermin dedi ki

    27 Şubat 2026

    İyi günde kötü günde hep yan yana olmak gibi.. içim ısındı :)

  • Ayşe C. dedi ki

    3 Mayıs 2026

    Örnek bir aileyi bizlere tekrar hatırlattınız, teşekkürler 🥰

    • ZEHRA NUR dedi ki

      21 Temmuz 2026

      Aile demek ortak hedef ve isteklerin etrafinda buluşmuş insanlar demek ne güzel...
      Ayni yöne bakip birlikte yürümek...
      Emeğinize sağlik.

  • Fatma dedi ki

    21 Temmuz 2026

    İnsan bir takım gibi aile olmayı başarabilirse birçok sorunun üstesinden gelebilme konforunu da yaşar..
    Kaleminize sağlık 🌿

  • Atiye dedi ki

    21 Temmuz 2026

    Kesinlikle katılıyorum bir ailede bir problem olduğunda çocukları özellikle bundan haberdar etmeyipde, tüm duyguyu çocuklara yansıtmak çocuklar için de gelişimleri için de çok olumsuz etkiler verebiliyor

  • Emel K. dedi ki

    21 Temmuz 2026

    Mutluluklar da zorluklarda paylaşıldığı zaman, birbirlerinin ihtiyaçları görüldüğü zaman güçlü bir aile bağı oluyor..
    Sıcacık bir hikaye..

  • Şerife Ç. dedi ki

    21 Temmuz 2026

    İmkanlar zaman zaman eksilsede olur. Yeter ki aradaki bağlar eksilmesin...Bağ varsa geri kalan herşey hallolur...

  • S.O dedi ki

    21 Temmuz 2026

    Detaylara bakmak bütünde mutluluk getirir🫠

  • GÖNÜL KILIÇ dedi ki

    21 Temmuz 2026

    Her birey bir miktar yükü hafifletirse ailenin birbirine bağları güçlenir...

  • I. Gul dedi ki

    21 Temmuz 2026

    Birlikten güç doğar... :)

  • Mine dedi ki

    21 Temmuz 2026

    Aynı hedefe giderken yan yana olanlar ☺️

  • Zeynep B. dedi ki

    21 Temmuz 2026

    Keyifli günleri paylaşmak kolay da zor günlerde herkesin derde ortak olabilmesi müthiş bir şey... Aile olmak da bu demek değil mi :)

  • Serpil urun ulcay dedi ki

    22 Temmuz 2026

    İşte aile olmak daha doğrusu aileden olmak böyle birşey,yük değil birlik olmak nasıl ki mutluluktan pay alınıyorsa sıkıntılardan da pay almak tamamen bu

  • Demet D. dedi ki

    22 Temmuz 2026

    Aile, takım, birlik, bir olmaktır ;)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.