
Pazar Kahvaltısı
Her pazar sabahı rutinlerini özenle yapardı. Kahverengi kupasından içmezse tadını alamadığı kahvesi, 15 yıllık koltuğu, gazetesi, ayağında terlikleri... Saatine baktı 11:04.
Haluk Bey için günün en keyifli anı başlıyordu. Koltuğuna iyice yerleşip arkasına yaslandı. Kahvesini yudumlarken gazetenin ilk sayfasındaki manşete daldı. 'Adalet sağlanmadan yara kabuk bağlamaz.'
"Gazeteyi böyle okuyan var mı? Hangi çağdayız?" diyen karısına "Telefondan haber mi okunurmuş, eline alacaksın gazeteni, kurulacaksın koltuğuna. Bunun usulü budur" diye cevap vermişti geçmişte bir gün. Alışkanlıklarını değiştirmekten hoşlanmıyordu.
Satırları tek tek okuyordu, aldığı gazetenin hakkını vermeliydi. Sonraki haber yüzünü gülümsetti 'Altında tarihi rekor!' Gururla derin bir nefes aldı ve mutfakta kahvaltı hazırlığı yapan karısına seslendi "Bak gördün mü! altın sekiz bin olmuş. Seni dinleyip tatilde köye değil o otele gitseydiiiiik...Peee!"
Bunun tartışması yaşanmıştı elbette. Ona göre bir haftalık tatile bu kadar para ödenmezdi. "Oteli üzerimize mi yapacaklar? nedir bu fiyat! O paraya altın alınır. Altın en güvenli limandır. Bu yaz tatilde köye gidelim. Misss gibi hava, piknik yapar, mangalımızı yakarız. Çocuklar da gönüllerince oynar" demiş, dediğini de yapmıştı. Ne de olsa bu evin reisi oydu. "Bu evde otorite benim" diyordu. Sözünün üstüne söz söylenmezdi.
Karısı da derin bir nefes aldı ama onunki rahatlama çabasındandı. Eşinin dediklerini duymamış gibi yaptı.
"Kızııııııım hadi gel bana yardım et patatesler yanacak"
"..."
Haluk Bey istifini bozmadan gazetenin spor sayfasına göz atıyordu. 'Fenerbahçe - Galatasaray maçı berabere'. Bu kez daha sinirli bir ses tonuyla karısının sesi tekrar duyuldu.
"Kime söylüyorum? Nilaaaaay! "
"..."
"Yoruldum artık her şeye koşturmaktan. Neden kimse beni duymuyor!"
Bu sahneyi nerede ise her hafta yaşıyorlardı. Birazdan karısı sesini daha da yükseltecek, kızı odadan söylene söylene çıkacaktı. İkisi mutfakta karşılıklı atışmaya başlayacak, kahvaltı sofrasında soğuk rüzgârlar esecekti.
"Nilaaaaaaaay! Kime diyorum!"
Gazetenin sayfasını hışırtıyla çevirdi Haluk Bey. Sanki birazdan olacakları engelleyecekmiş gibi.
Sıradaki haber başlığı 'Ailede roller değişti'.
Nilay nihayet odasından çıkmış, mutfağa gelmişti. Bütün liseli ergenler aynımıydı acaba?
“Off! Bir uyutmadın anne ya"
'Ailelerde anne babalar çocuklara hizmet ediyor.'
Yazısını okur okumaz, gazeteyi bırakıp ayağa kalktı. “Bu sefer tartışmaya izin vermeyeceğim, bizim evde rollerin değiştiği yok” diye geçirdi içinden. Sakin bir ses tonu ile;
"Ne oluyor yine sabah sabah? Her pazar aynı şey? Kızım sen niye annene yardım etmiyorsun? Kaç yaşına geldin! Hala kahvaltı önüne hazır gelsin istiyorsun. Bu evde herkes görevini bi-le-cek! "
Karşısında ona şaşkınlıkla bakan iki çift göz vardı. Tartışma başlamadan bitmişti. Sessizce işlerine döndüler. Evin reisi olarak otoritesini göstermiş, sorunu çözmüş olmanın gururu ile koltuğuna oturdu. Okumaya devam etti.
"Otorite ile sertlik karıştırılır. Otorite sertlik demek değildir. Verdiğin tepkiden daha fazlasını alabiliyorsan, otoriten var demektir."
Bu yazı sana nasıl hissettirdi?
Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.
İlk tepkiyi sen bırak.
Yorumlar (39)
SKuzeyi dedi ki
24 Mart 2026Otorite hayatta gereklidir fakat sert olmakla karıştırılır.Sert davranmazsam beni saymazlar diye düşünülür. Oysa otorite gücü temsil eder.Güçlüye de merhamet çok yakışır.
Demet K. dedi ki
27 Mart 2026Ne güzel bir ölçü koyulmuş... Verdiğin tepkiden daha fazlasını alabilmek otoritenin delili...
Gülfem A dedi ki
31 Mart 2026Kesinlikle minimum tepki maksimum etki :)
Filiz dedi ki
27 Mart 2026Ailede rol dengesi olmadığında gerçekten ilişkilerde çatışmalar başlıyor. Bunun için ailede adaletli ve gerçeğe uyumlu bir otoritenin varlığı büyük bir nimet...
Ayşe B dedi ki
27 Mart 2026Ailenin devamlığı için o rollerin hakkını verebilmek gerekir. Birbirlerinin ihtiyacını karşılayanlar aile olabilirler.
N.G dedi ki
28 Mart 2026Hemen hemen herkesin evinde yaşanan o bazen tatlı bazen can sıkıcı senaryo. Oysa otorite sertlik değildir. Ne güzel açıklanmış:)
Arzu Güneş dedi ki
28 Mart 2026Gerçekten öyle . İnsanların otoriteye ihtiyacı var özellikle ailede birisinin otorite olması gerekiyor ve bunun da baba olması gerekiyor .
HÇ dedi ki
29 Mart 2026Otoriteyi sertlikle karıştırmama kısmı çok önemli. Sert insanlar sevilmiyor ve herkes onlardan kaçmak istiyor. Otoriteyi sağlayabilenler ise saygı duyulan insanlar olabiliyorlar. Yöneticilikte de başarılı oluyorlar.
Leyla Nilüfer Aşkın dedi ki
29 Mart 2026Otorite ses yükseltmek değil, sözün ağırlığının olmasıdır. İnsan karşısındakini korktuğu için değil, anladığı ve değer verdiği için dinliyorsa, işte orada gerçek otorite vardır.
GÖNÜL KILIÇ dedi ki
29 Mart 2026Otorite değişime yön veriyor...
Zeynep B. dedi ki
30 Mart 2026Dimi ya, otorite ve sertlik bambaşka iki kavram. Ama bize kaşları çatıp kızgın kızgın konuşmak çok otoriter geliyor. Oysa ne itici bir hal.
qkhn dedi ki
30 Mart 2026Haluk Bey, geleneksel alışkanlıklarına ve "ev reisi" otoritesine sıkı sıkıya tutunarak aile içindeki huzuru sağladığını sanmaktadır. Ancak her Pazar tekrarlanan bu soğuk sessizlik, aslında gerçek bir otoriteden ziyade baskının ve iletişimsizliğin bir sonucudur. Okuduğu son gazete manşetiyle sarsılan Haluk Bey, sertlik ile gerçek saygınlık arasındaki o ince çizgide kendi aynasıyla karşı karşıya kalır.
B.I. dedi ki
30 Mart 2026Birçok anlamsız veya sonuç alınamayan tartışmalar otorite boşluğundanmış... :))
SinemK dedi ki
31 Mart 2026Bazen ses yükselince sorun çözülmüş gibi oluyor ama aslında sadece duruyor. 👏🏻
Ilaha dedi ki
1 Nisan 2026Otorite ile sertlik arasındaki o ince çizgi...
Sema dedi ki
2 Nisan 2026Gerçekten söylenen şeyin doğruluğu kadar nasıl söylendiği de önemli. Yerinde net ve yumuşak söylenen bir söz sertlikten çok daha etkili olabiliyor. Karşı tarafta davranış değişikliği oluşturmak istiyorsak tabii...
Z.Göl dedi ki
3 Nisan 2026Otorite bulunduğun yere zulüm etmeden kıvamda olduğunda hayat veren şeydir.
Elif Şahintaş dedi ki
3 Nisan 2026Otorite ile sertlik karıştırılır. Otorite sertlik demek değildir.
En çok karıştırdığınız bir konu. Yazı aydınlatıcı olmuş, teşekkür ederizMerve dedi ki
5 Nisan 2026Demekki miktarı az tutunca insan otorite olabiliyor. Sürekli karşı tarafa ne yapması gerektiğini söylerken çok aktifleşip, ondaki etkiyi ve otoritemizi kaybediyoruz.
Cigdem dedi ki
6 Nisan 2026Çocukları yetiştirirken sözün geçecek, doğru davranışa yönlendirebileceksin ama sert olmayacaksın.. Bunu iyice çalışmamız lazım:)
Gamze dedi ki
9 Nisan 2026Çocukluğuma götürdü bu yazı. Evlerimizde gerçek otorite vardı. Hem güçlü hem merhametli.:))
Nükhet Şen dedi ki
9 Nisan 2026Gerçekten de biz anne babalar nasıl da çocuklarımıza hizmet eder hale geldik
Ayşe C. dedi ki
28 Temmuz 2026Herkes rolünün gereğini yaptığında, evdeki otorite de yer değiştirmiyor. Çocuklar otorite boşluğunu çok güzel değerlendiriyor malasef...
Gül dedi ki
24 Eylül 2026Her tartışmayı bitirecek böyle bir otoriteye ihtiyaç var 😄😉
Arzu dedi ki
24 Eylül 2026Otorite bedel ödetmeyi de içeriyor
Sabire. dedi ki
24 Eylül 2026Gerçek otorite evdeki huzuru sağlar. Rolü sahibine vermek bu yüzden kıymetli...
ZEHRA NUR Zengin dedi ki
24 Eylül 2026Herkes rolüne sahip çikmali... Ve karistirmamali ki her sahnenin bir baş rölu olsun
Seda dedi ki
24 Eylül 2026aynı zamanda Aile Reisi :)
Elif dedi ki
24 Eylül 2026Çok ince bir çizgi.. kıvam meselesi :)
Emel K. dedi ki
24 Eylül 2026Bir insanın otoritesi davranışı değiştirdiğinde ortaya çıkar.
Kübra Hüma ATA dedi ki
24 Eylül 2026Otorite çoğu zaman ses yükseltmek, son sözü söylemek ya da kontrolü elinde tutmakla karıştırılıyor. Oysa gerçek otorite, karşımızdakini bastırmadan davranışında bir değişim oluşturabilmekte saklı.
imran dedi ki
24 Eylül 2026rutinleri seven, tutumlu olan babaların biraz da sert olmaları tesadüf mü :D
Meryem Masri dedi ki
24 Eylül 2026İnsan kendini tatmin ediyor sanki o an değil mi? Kızdım gösterdim nasıl yapacaklarını gibi düşünüyor ama aslında karşı tarafta bir değişiklik olmuyor. O anda bir kaçış sonra baba yokken aynı davranışlara devam. Gücen sağlayarak birine davranış katmak emek ister herkes yapamaz…
Mine dedi ki
24 Eylül 2026Otorite gerçekten konfordur ama kabalık ve sertlikte karışmadığı sürece... Merhametle birleştiğinde ise gerçek karizma ortaya çıkıyor 😀
Zeynep Kaya dedi ki
24 Eylül 2026Roller gerçekten de çok değişti ve ne kadar normalleşti… Bir baba müdahale etmesi gereken yerde girmediğinde evde dengeler nasıl da bozuluyor…
Emel A dedi ki
24 Eylül 2026Otorite yetiştirendir... Anne baba da ancak otorite olurlarsa çocuklarını yetiştiren olurlar.
GÖNÜL KILIÇ dedi ki
24 Eylül 2026İyi bir lider hem otoriter hem merhametlidir...
VB dedi ki
24 Eylül 2026Aile olmak o ailenin, annesi, babası yada çocuğu olmak. O rolün gereğini yapmak. Günümüzde en çok ihtiyaç duyulan bilgi bu olabilir mi? Kaleminize sağlık
Deniz dedi ki
24 Eylül 2026Evde anne baba otorite ile sertliği birbirine karıştırıyor. Oysa biz sertlikle insanların değişimize yön veremiyoruz.
