Seviliyor muyum

Seviliyor muyum

Seviliyor muyum

2 dk okuma

Yağmurlu bir İstanbul akşamıydı. Demet küçük yağmur damlalarının camdan süzülüşünü izlerken düşüncelere dalmıştı. Çocukken yaşadıkları gözünün önüne geldi. Acaba hayat Demet'e ne demeye çalışıyordu?

İçi sıkıldı ve komodinde duran günlüğüne gözü takıldı. Zamanında o deftere neler neler yazmıştı. Günlüğünü alıp sayfalarında gezinmeye başladı.

 18.06.2015

“Sevgili günlük, bugün okul arkadaşlarımdan birine annesi tablet hediye almış. Hem de tam benim istediğimden. Öyle bir sınıfa girişi vardı ki… Yeni tabletiyle havasını attı bize. Babamdan ben de tablet istemiştim ama neymiş, gözlerimi bozarmış. Saçmalık… Ne yani gözümüz bozulacak diye hiçbir şeye bakmayalım mı o zaman? Zaten sınıfta herkesin telefonu son model. Bense babamın eski, kalın telefonunu kullanıyorum hala. İnsanların yanında çıkartmaya utanıyorum. Bari bir tabletim olsaydı…

Bir de onlar tatil yaparken benim çalışıyor olmamı anlayamıyorum. Adı üstünde; yaz tatili ama ben hiç tatil yapamıyorum. Evde annemin verdiği görevleri yerine getiriyorum. Bir de bu yetmezmiş gibi yarı zamanlı çalışıyorum. Babamın bir arkadaşının kafesinde garsonluk yapmam için gönderiyorlar beni. Tabi aramızda kalsın da para kazanmak da güzelmiş hani. Kumbarama paramı tek tek attıkça kendimi çok iyi hissediyorum vallahi.

Yine de bazen annemle babamın benden beklentisini anlayamıyorum. Acaba beni sevmiyor olabilirler mi?”

Okuduğu satırlardan sonra gözleri doldu Demet’in. Nasıl anne babasının onu sevmediğini düşünebilmişti geçmişte? Çocuk aklı işte, dedi. Acıyla karışık gülümsedi. Sonra bu zamana kadar anne babasının üzerindeki emeklerini düşündü. Nasıl da fark edememişti? Bugün ayakları bu kadar sağlam yere basıyorsa, onu hayata hazırlayan ve marifetlendiren anne babası sayesindeydi.

Önceki gün çocukluk arkadaşı Ece ile karşılaşmıştı. Erken yaşta her şeye sahip olan arkadaşlarından biriydi Ece. Kumar borcundan dolayı evine nasıl haciz geldiğini, her şeyini kaybettiğini anlatarak dert yanmıştı. Demet küçükken ona ne çok özenirdi. Günlüğüne bile yazmıştı. Her istediği alınan, her tatil başka yere giden Ece gibi bir hayatı olmasını çok istemişti.

Demet’in ise hayatı Ece’ninkinden farklıydı. O hiçbir şeyi kolay elde etmemişti hayatında. Günlüğünde de yazdığı gibi çocuk yaşta çalışmaya, üretmeye ve emek vererek bir şeyler elde etmeye yönlendirilmişti.

Gözyaşlarını sildi, yüzünde bir tebessüm belirdi. Ailesinin geçmişte ona görevler ve sorumluluklar vermesinin bir nedeni vardı. Çocukken eğer her istediği olsaydı belki de bu kadar azmedip başarılı bir mimar olamayacaktı. Demet artık her şeyi daha iyi anlıyordu. Kızları kendi ayakları üzerinde durabilsin diyeydi anne babasının tüm çabası. Meğer amaçları marifetli ve kendine güvenen bir evlat yetiştirmekti.

Yoksa ebeveynler evlatlarına boş yere zorluk çıkarır mıydı?

İnsan yetiştirmek ve ona marifet kazandırmak acı da olsa sabırla ilerlemek değil miydi?

Demet’in gözleri yine doldu ama bu sefer hüzünden değildi. Sevinç ve minnetle kalpten teşekkür etti anne ve babasına.

“Teşekkürler, iyi ki varsınız.”

Paylaş

Bu yazı sana nasıl hissettirdi?

Tek tepki seçebilirsin. Başkasına basınca değişir, aynısına basınca geri alınır.

İlk tepkiyi sen bırak.

Yorumlar (29)

  • Ilaha dedi ki

    13 Mart 2026

    Her acı kötü değilmiş🤩

  • Merve dedi ki

    8 Nisan 2026

    Meğer o acılar , gelecekte daha güzeliyle karşılaşması için sahip olunan bir hak edişmiş…

  • Emel Aslan dedi ki

    16 Nisan 2026

    Evlatlarımızı en iyi şekilde yetiştirmek için bazen onların istediği şeyleri yapmamak ve onlara sorumluluklar vermek gerekir...

  • imran dedi ki

    16 Nisan 2026

    anne olunca sen de anlarsın demişti annem. anladım..

  • Meryem Masri dedi ki

    16 Nisan 2026

    Sevmek ne demek önce onu anlamak zaman alıyor bazen

  • Arzu dedi ki

    16 Nisan 2026

    Çocuk büyütmek ile yetiştirmek arasındaki farkı çok iyi anlatmışsınız, kaleminize sağlık

  • Emel K. dedi ki

    16 Nisan 2026

    İyi anne baba olmak için belli bir süreliğine kötü anne baba olmayı göze almak gerekir 😉

  • Nalan Y dedi ki

    16 Nisan 2026

    Her ebeveyn çocuklarının iyiliğini ister , yaşarlarken onları anlamaya çalışmak lazım
    Herkes çocuk büyütür ama bazıları yetiştirir

  • Nükhet Şen dedi ki

    16 Nisan 2026

    Aslında hepimizin hayatında daha kolay elde ettikleri ve daha zor elde ettikleri yok mu? Elimizde tutma süresi belki de burada gizli. Çabuk elde ettiklerimizin kıymetini bilmiyor muyuz acaca

  • Vildan dedi ki

    16 Nisan 2026

    Çocuklarımıza her imkanı sağlayıp pahalı okullarda okuttuğumuzda gerçekten güçleniyorlar mı? Bazen hayır demekte güç istiyor Demet'in anne babası gibi... kaleminize sağlık

  • SKuzeyi dedi ki

    16 Nisan 2026

    Zorluklar bizi marifetlendirmek için var.Oysa insan kendine zulüm edildigini düşünür durur.

  • Nurdan Şahin dedi ki

    16 Nisan 2026

    Geçmişin adımları Demet in geleceğine yol olmuş. Öyle bir yol ki şimdi gülümseyerek anımsıyor. Ne kadar güzel. Başında acı da gelse. Doğru sebepler doğru sonuçlara vardırmış.

  • Zeynep B. dedi ki

    16 Nisan 2026

    Sanki geçmişim anlatılmış :) Teşekkürler Annecim ve Babacım

  • Sabire. dedi ki

    16 Nisan 2026

    Evladını gerçekten seven ebeveynler; kendi canları acısa da evlatlarına zorluklarla baş edebilme bedelini ödetmeye cesaret edebilenlerdir.

  • Demet D. dedi ki

    16 Nisan 2026

    Sahip olduklarımiz bizi ne kadar ve nereye kadar mutlu edebilir ki?

  • Deniz dedi ki

    16 Nisan 2026

    Çok faydalı bir yazı olmuş. Bugün çocukları bedelsiz yetiştirdiğimiz için problem yaşıyoruz. Elinize sağlık

  • Gönül Kılıç dedi ki

    16 Nisan 2026

    Ebeveynlerin tutumu ve yetiştiren olabilmek çok kıymetli...

  • Şerife Ç. dedi ki

    16 Nisan 2026

    İnsan o anki sabrının, kendi verdiği mücadelenin, gösterdiği çabanın sonra konfora dönüştüğünü bilebilse keşke...

  • Mine dedi ki

    16 Nisan 2026

    Anlık acılar toplamda fayda sağlar. Hiçbir anne baba evladının kötülüğünü istemez. Çocukların acı gibi gördüğü şeyler aslında onları marifetlendirmek için. Biz ise bunu onların hayatımızda pasifleştiği, bizim kendi ayaklarımızın üzerinde durabilmeye başladığımız zaman anlayabiliyoruz.

  • Cigdem dedi ki

    16 Nisan 2026

    İnsan o an kendisi için kötü zannediyor olan biteni, oysa zamanın tamamına bakabilse...
    Ben de buradan anne babama teşekkür etmek istiyorum..

  • Ayşe Candan dedi ki

    16 Nisan 2026

    Emeğiyle bir kazanım elde edenlerin bir yerlere gelenlerin, geçmişlerine baktığımızda ortak noktanın hep imkan azlığı ve ona bağlı gelişen marifetlenme olduğunu görmek çok dikkat çekici değil mi?

  • Aysegul K. dedi ki

    16 Nisan 2026

    Hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş; çocuk büyütmekle yetiştirmek aynı şey değil. İnsan, annesinin ve babasının çabalarını ancak sonradan anlıyor.

  • Eda Nesibe ARI dedi ki

    16 Nisan 2026

    Anen baba olmak zor iş. Çocuğunun gözünde kötü anne baba olmayı göze almadan çocuk yetiştirmek mümkün değil.

  • Sevra Yılmaz dedi ki

    16 Nisan 2026

    Üzülerek baktığın o eski anıların aslında bugün ki seni yetiştirmek için olduğunu anladığın an :)

  • Seda dedi ki

    16 Nisan 2026

    Günümüzde zannediyoruz imkanlar ile sorumluluk alınıyor...
    Aslında verilen her sorumluluk yetiştirmeymiş..

  • Hatice AYGÜN dedi ki

    16 Nisan 2026

    Çocuğa yüklenen sorumluluğun ne kadar erken olursa, hayata bakışı sahip olacağı geleceği daha bilinçli başarılı olacağının kanıtıdır, bu yazı.

  • Mehves dedi ki

    17 Nisan 2026

    Yagmurlu İstanbul aksamından cocuklugun ic sesine, oradan da hayatın aslında ne buyuk bir ogretmen olduguna uzanan cok guzel bir yazı olmus. Demet'in buyuyup her seyi fark etmesi o kadar gercekci ki… 'Meger amacları marifetli ve kendine guvenen bir evlat yetistirmekmis' cümlesi yuregime oturdu. Emeginize saglık.

  • Esra K. dedi ki

    18 Nisan 2026

    Çocukların konfor alanlarını büyüttükçe başarıları ve performansları düşer... Çünkü gevşeklik ve rehavet çöker. Dolayısıyla bazı şeylerin yokluğu bizleri daha azimli ve çalışkan olmaya iter.

  • Ayşe C. dedi ki

    7 Mayıs 2026

    İyiki de anne babalarımız böyle yapmış değil mi?☺️

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir.