Siz de sabahları uyanabilmek için birkaç tane alarm kuranlardan mısınız? Sizi bilmem ama bizim Ece tam olarak böyle yapardı. Yarım saat arayla kurulmuş 6 tane alarmı vardı.

06.00- 06.30- 07.00- 07.30- 08.00- 08.30

Çok nadir zamanlarda erken kalkar, çoğunlukla 08.30 alarmı ile yataktan söylenerek çıkardı.

Bu sene sınav senesiydi, üniversiteye hazırlanıyordu. Hedefi diş hekimi olmaktı. E tabii kazanması kolay bir bölüm değil. En kötü ihtimalle ilk kırk bin sıralamasına girmesi lazım. Bunu bilen herkes ona “Çok çalışmalısın Ece… Erken kalkmalısın Ece. Program hazırlamalısın, test çözmelisin, denemeye girmelisin…” diyordu.

Size sınava girecek öğrenci sayısının 2,5 milyon olduğunu söylesem. Siz de Ece’nin çok çalışması gerektiğini söylerdiniz değil mi?

Ece ilk zamanlarda bu sözleri duymak hiç hoşuna gitmiyordu. Hemen savunmaya geçip;

“Ne saçma bir sistem. Neden bir sınav geleceğime karar veriyor? Konular çok fazla, sabah okul, akşam dershane, üstüne bir de evde çalışma.. Bunları yapmak zorunda mıyım? İnsan bir kere genç oluyor neden gençliğimi yaşayamıyorum?” diyordu.

Size de tanıdık geldi değil mi bu cümleler.

Yine bir gün şikâyetleri almış başını giderken annesi Ece’ye şöyle söyledi;

“Ya bu deveyi güdersin ya da bu diyardan gidersin!”

Ece gözlerini kocaman açıp annesine bakakaldı;

“Anne ya senin bu özlü sözlerin varya beni benden alıyor.”

“Bana da babaannem söylemişti kızım. Ondan öğrendim. Ne demek olduğunu biliyor musun?” diye sordu ve cevabı beklemeden devam etti.

“Zorlu ve mecburi durumlarda kişi ya o anki şartlara uyum sağlayıp verilen görevi yerine getirmeye çalışmalıdır. Ya da o ortamı tamamen terk etmelidir. Ne güzel demiş değil mi atalarımız, kendini iki seçenek arasında bırak ki hedefinde net ol diyor yani. Büyüklerin deneyimlerini dinlemek insanın hayatını kolaylaştırır.”

“Diş hekimi olmak istiyorsun değil mi kızım? Bunun için bu sınavı kazanman lazım. O zaman şikâyet etmek sana sınavı kazandırabilir mi? Şu anki sistem bu şekilde ilerliyor ve bizim buna uyum sağlamamız lazım.”

Ece bir şey söylemeden odasına geçti. Çocukluğundan beri o hep beyaz önlüğü giymek istemişti. Vazgeçebilir miydi hayalinden? Peki ya başka hangi mesleği yapmak isterdi? Birkaç kare geldi gözünün önüne… Kendini farklı meslekleri yaparken düşündü. “Olmaz” dedi içinden, “Annem haklı. Benim bu diyarı gütmem lazım. Yok ya böyle değildi. Bu deveyle gitmem lazım. Bu da olmadı. Aman neyse işte. Benim çalışmam lazım.” dedi ilk defa kendi kendine. Artık hedefine uyumlu davranması gerektiğini biraz daha kabul etmişti.

Sonuçta annesi de benzer yollardan geçmiş ve öğretmen olmuştu. Onu dinlemek Ece’nin işini kolaylaştıracaktı. Odasından çıktı;

“Eee anneciğim uyum diyordun en son. Biraz daha bahseder misin?”

“Tıpkı uçmak için kanatlarını doğru açı ile kaldıran kuşlar gibi kızım…

Rüzgâr ile inatlaşmak yerine ona uyum sağlayan kuşlar…

Ya da meyve vermek için en doğru zamanı bekleyen kayısı ağacı gibi…

Veya şiddetli kuraklıkla inatlaşmak yerine çöl iklimine uyum sağlayan kaktüsler gibi…

Yağmurla birlikte suyu köklerinden içeri alıp depolayan kaktüsler…”

“Anne özlü sözler söylüyorsun ama nereden başlayacağım, ne yapmalıyım?” dedi Ece. Gülüştüler birlikte.

“O zaman al bakalım telefonunu eline ve şu alarm serisini iptal et. Başlangıç olarak kolaylıkla kalkabileceğin saate bir tek alarm kur.”

Ece telefonunu aldı, tüm alarmları sildi ve yenisini ekledi.

Alarm saati 08.15.

Ece’nin bir de bu yazıyı okuyan öğrencilere bir mesajı var:

“Develerle diyarları gezmeyi biraz erteleyip, oturup ders çalışın. Sanırım böyle değildi ama siz anladınız.”

9 Responses

  1. İnsan bazen isteklerini nasıl gerçekleştireceğini, yöntemini bilmeyince aynı Ece gibi ya erteliyor ya da çok büyük adımlarla yola çıktığı için uzun süre yolda kalamıyor. İyi ki ihtiyacımız olan yöntemi bilen ve bizim lehimize olan insanlar var🪻

  2. Sevgili Ece:)
    Geleceğini daha konforlu, daha mutlu geçirebilmen için deveyi gütmeye karar vermişsin, güçlü, doğru karar almışsın, tebrik ediyoruz seni:)
    Başta azıcık acılı olsa da sonrası çok tatlı olacak
    Biz de bu yazıyla beraber hayatımızdaki develeri gözden geçireceğiz 🙂

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading spinner